16 Temmuz 2014 Çarşamba
iWatch Kasıma Ertelendi
Apple, iWatch’ın seri üretimini 3 ten fazla kere erteledi. Şimdi de kasım ayına ertelendiği bilgileri geliyor. Bunun bir ar-ge planlama hatası olduğundan ziyade pazarlama planlaması hatası olduğu görüşündeyim. Pazara erken girmek, bir firmanın başına gelebilecek en kötü şeylerdendir. Apple henüz böyle bir sınav vermedi ve henüz sınava girmek de istemiyor anlaşılan.
iWatch ile ilgili piyar çalışması oldukça iyi yapıldı ama piyasaya sürmek istememeleri hala yetersiz gördükleri şeyler olduğunu ortaya koyuyor. Üzerinde 12 farklı sensör bulundurduğunu söylenen iWatch’ın piyasaya girişi sert olacak belli ki. Apple marka algısı yardımıyla rakiplerinden 3 adım önde ve eğer teknolojik olarak da kullanışlı veriler alan ve işleyen bir bileklik sunarsa teknoloji firmaları arasında, akıllı telefondan çok daha kıran kırana bir yarış izleyeceğimiz kesin.
Bu yarış içerisinde Kaons Teknoloji firması olarak erkenden yerimizi almak için gerekli çalışmaları yapmaktayız. Apple kadar sansasyon yaratmasak da bizim de kendimize sakladığımız gizli silahlarımız mevcut ve pazarda söz sahibi olacağımıza inanıyoruz.
Withings Pulse O2 - Akıllı Saat
Withings Pulse O2 fitness takip cihazı + saat, şu ana kadar üretilmiş en kapsamlı ticari akıllı saat olma özelliğini taşıyor. Kaons Teknoloji olarak giyilebilir teknoloji pazarı analizlerinde bu ürünün satış performansını özellikle kullanıyoruz.
Withings Pulse O2, bileğinize taktığınızda öncelikle bir saat olarak görev yapıyor. Sıradışı fonksiyonları ise nabız, oksijen seviyesi bildirimi, adım sayısına bağlı mesafe hesabı, buna bağlı kalori hesabı yapması. Pek çok diğer akıllı bilekliğin aksine elektrot yerine kızılötesi sensör (pulse oximeter) kullanarak veri toplaması bu projenin farkını ortaya koyuyor.
Şu an piyasada akıllı bileklik denildiğinde akla gelen bütün verilere sahip olması bizim için çok sevindirici bir olay. Çünkü Kaons Teknoloji piyasaya devrim niteliğinde yeni bir sensör ve yeni bir fonksiyon ile bambaşka bir akıllı bileklik ile çıkmayı düşünüyor.
Şimdilik bu kadar spoiler yeter. Withings Pulse O2’nin başarısı ve pazar payına hâkimiyeti bizim için oldukça önemli. Çünkü müşteri algısı analizini ve pazarın genişlemesi tahminlerini bu ürünü baz alarak yapacağız ve ilk etapta müşteri beklentilerini bu analizler ile şekillendireceğiz. 4. çeyrekte küçük bir ön tanıtım yapmayı düşünüyoruz.
Fitness Kulaklık Freewavz
Günümüzde fitness takip cihazlarına olan ilgi gittikçe büyüyor ve Pazar teknoloji devi şirketler bile girmeye başladı. Bu bağlamda her firma kendi farklılığını yaratmaya çalışıyor. FreeWavz, farklılık yaratma konusunda sağlam bir adım atmış durumda. Bileklik şeklinde görmeye alışkın olduğumuz fitness takip cihazını kulaklık olarak sunan Freewavz projesi bu yönüyle büyük ilgi toplamış durumda.
Akıllı kulaklık kategorisinde değerlendirilebilecek FreeWavz kulaklıklar, kulak arkasından vuru alarak nabız ölçümlerini alarak buna bağlı fitness verileri türetiyor ve bunları wireless olarak akıllık telefonlara aktarabiliyor. Telefonla etkileşim halinde kablosuz kulaklık olarak görev yaparken bir yandan da nabıza bağlı sağlık değerlerini takip ederek kullanıcıya suuyor.
FreeWavz kulaklıklar içerisinde ivme sensörü bulundurduğu gibi üzerinde bulundurduğu elektrotlar aracılığıyla kulak arkasından vuru alarak nabız biilgisini işliyor. Bütün data transferini de Bluetooth üzerinden yapması kullanıcılar için çok cezbedici hale geliyor.
FreeWavz ekibinin yazdığı entegre uygulama sayesinde elde edilen nabız bilgisi, buna bağlı olarak kabaca çıkarılan bir kalori yakım hesabı, kat edilen mesafe ve oksijen tüketimi bilgisi müşteriye güzel bir arayüz ile servis ediliyor. Ayrıca Bluetooth kulaklıkların temel işlevlerinden olan gelen çağrıları cevapladırabilme, gelen mesajları dinleme ve ajanda uyarı ikazları yapabilme fonksiyonları da mevcut.
Kulaklığın oldukça iyi bir ergonomiye sahip olduğu belli, aynı zamanda suya vet ere karşı da dayanıklı olduğu belirtiliyor. Kulaklık üzerinden bulunan ikinci mikrfon yardımıyla çevresel gürültülerin filtrelenebildiği de ürün özellikleri arasında.
Kaons Teknoloji firması olarak giyilebilir teknoloji pazarında ürün çeşitliliğinin artmasından ve giyilebilir teknolojilere ilginin artırılmasından oldukça memnunuz. Bu tarz girişimler pazara olan ilgi ve merakın artmasına dolayısıyla pazarın büyümesine büyük katkı sağlayacak. Yöntem ve fonksiyonelite olarak oldukça takdir ettiğimiz FreeWavz kickstarter üzerinden fonlanan bir start-up firması ve ihtiyacı olan desteğe ulaşmaları halinde 179$ lık bağışta bulunan her bağışçıya ilk parti ürünlerini eylül ayında teslim edeceklerini duyurdular. Pazarlama yöntemi olarak pek çok sprocu ile anlaşmaya gidiyorlar ve başarılı bir geleceğin kendilerini beklediği su götürmez bir gerçek.
Microsoft'tan Android Hamlesi
Nokia’yı satın almasından sonra Windows Phone platformunda yükselişini daha da artıran Microsoft diğer platformlara da giriş yapmaya hazırlanıyor. Nokia X ile kendine has Android tabanlı neredeyse tamamen özelleştirilmiş bir platform olan X işletim sistemi ile piyasaya giren Microsoft çıtayı daha da yükseltmeye hazırlanıyor. Sızıntıları ile bilinen Evleaks tarafından yapılan açıklamada Lumia serisine Android işletim sistemli bir modelle piyasaya girmeyi planladığı belirtildi.
Hali hazırda Nokia X ile yoluna devam eden Microsoft’un neden Lumia ailesi ile Android platformuna giriş yapmak istediği henüz belli değil. Fakat müşterilerden gelen taleplere karşılık vermek ve diğer firmalarla bu platformda da rekabete girmek Microsoft tarafında düşünülmüş olabilir. Henüz kesinleşmese de stok bir Android kullanılması muhtemel gözüküyor. Özellikle akıcılığı ve donanımı ile dikkat çeken Lumia modelinin Android ile de farklı ve güzel bir deneyim yaşatacağını şimdiden söylenebilir.
Hali hazırda Nokia X ile yoluna devam eden Microsoft’un neden Lumia ailesi ile Android platformuna giriş yapmak istediği henüz belli değil. Fakat müşterilerden gelen taleplere karşılık vermek ve diğer firmalarla bu platformda da rekabete girmek Microsoft tarafında düşünülmüş olabilir. Henüz kesinleşmese de stok bir Android kullanılması muhtemel gözüküyor. Özellikle akıcılığı ve donanımı ile dikkat çeken Lumia modelinin Android ile de farklı ve güzel bir deneyim yaşatacağını şimdiden söylenebilir.
Apple Yine Devrim Yaratmaya Hazırlanıyor
Geçtiğimiz aylarda birtakım söylentilerle gündeme gelen, daha sonra teknolojik sırlarını önceden bildiren dünyaca ünlü Evleaks tarafından da doğrulanan iPhone ve safir cam kullanılacağı yönündeki haberler gün geçtikçe kesinleşiyor.
En son üretim bandında çalışan bir mühendis tarafından sızdırılan görüntüler ile artık kafalardaki soru işaretleri de yavaş yavaş kayboluyor. Aynı zamanda bir video da paylaşan mühendis iPhone 6 4,7 inç ile birlikte dünya piyasasına giriş yapacağının da sinyallerini veriyor.
Geçen yıl GT Advanced firmasıyla anlaşma imzalayıp safir tekonoloijisi üzerinde Ar-Ge çalışmalarına başlayan Apple bu süreci başarıyla tamamlamış görünüyor.
Bilindiği üzere safir şu anda piyasada bulunan teknolojilere kıyasla en dayanıklı kalkan olarak biliniyor.Hem çizilmelere hem de darbeye karşı koruma sağlayan aynı zamanda inceliği ile de kullanıma uygun olan safir cam teknolojisi bugüne kadar dünyanın önde gelen bazı saat firmaları tarafından kullanılıyordu. Apple yaptığı Ar-Ge çalışmaları sonucunda daha da güçlendirdiği ve esnek hale getirdiği bu teknoloji ile kullanıcıların dikkatini bir kez daha çekmeyi başaracak gibi gözüküyor. Tabi bunun fiyatlara yansıması da muhtemel bir gelişme.
Apple’dan gelen haberlerde ürünlerde yaklaşık 100 $ civarında bir artış olması dile getiriliyor. 16 Eylül de tanıtılması beklenen İphone 6 da başka neler değişecek bekleyip göreceğiz.
En son üretim bandında çalışan bir mühendis tarafından sızdırılan görüntüler ile artık kafalardaki soru işaretleri de yavaş yavaş kayboluyor. Aynı zamanda bir video da paylaşan mühendis iPhone 6 4,7 inç ile birlikte dünya piyasasına giriş yapacağının da sinyallerini veriyor.
Geçen yıl GT Advanced firmasıyla anlaşma imzalayıp safir tekonoloijisi üzerinde Ar-Ge çalışmalarına başlayan Apple bu süreci başarıyla tamamlamış görünüyor.
Bilindiği üzere safir şu anda piyasada bulunan teknolojilere kıyasla en dayanıklı kalkan olarak biliniyor.Hem çizilmelere hem de darbeye karşı koruma sağlayan aynı zamanda inceliği ile de kullanıma uygun olan safir cam teknolojisi bugüne kadar dünyanın önde gelen bazı saat firmaları tarafından kullanılıyordu. Apple yaptığı Ar-Ge çalışmaları sonucunda daha da güçlendirdiği ve esnek hale getirdiği bu teknoloji ile kullanıcıların dikkatini bir kez daha çekmeyi başaracak gibi gözüküyor. Tabi bunun fiyatlara yansıması da muhtemel bir gelişme.
Apple’dan gelen haberlerde ürünlerde yaklaşık 100 $ civarında bir artış olması dile getiriliyor. 16 Eylül de tanıtılması beklenen İphone 6 da başka neler değişecek bekleyip göreceğiz.
Yenilenmiş Google Drive İle Tanışın
Google Drive yenilenmiş kullanıcı arayüzü ve kullanışlılığı artıran çeşitli düzenlemelerle bulut çözümleri konusunda kendini geliştiriyor ve güncelliyor. Google Drive’ın yeni kullanıcı arayüzünde kullanıcılara sunulacak olan değişiklikler hemen dikkat çekiyor. Drive bu kullanıcı arayüzüyle web çözümü olmaktan ziyade masaüstü çözüm olma yolunda ilerlediklerini açık olarak ortaya koydu.
Office programlarının kullanıcılarından memnun olmayan kitleyi kendine çekmeyi planlayan Google, yeni güncellemesinde bazı pürüzler olduğunu fark etti ve Google hızla bu sorunları çözmeye başladı. Office dökümanlarını düzenleme desteğini Drive’a entegre eden Google, Google I/O’da bunun duyurusunu yaptı. Bunun yanı sıra Google Drive arayüzündeki kontroller sayesinde doküman oluşturma ve düzenleme sürecini kolaylaştıracak.
Drive fotoğraflar için de depolama alanı olmayı hedefliyor ve yapılan güncellemeler de bu misyonun çok uzağında olmadıklarını ispatlıyor. Çoklu dosya seçimindeki kolaylık, sürükle-bırak gibi kontroller ile de daha önce belirttiğimiz gibi masaüstü çözümlerinin kullanışlılığına kavuşuyor.
Windows 7'ye 2015'ten Sonra Destek Verilmeyecek
Microsoft’un en genç üyeleri Windows 8 ve Windows 8.1’in kullanıcı görüşleri ve sorunlar göz önünde bulundurularak stabilitesi güncelleştirmelerle g ünden güne arttırılırken, bu işletim sistemlerini tercih eden kullanıcılar da hızla artmakta.
Microsoft yaptığı açıklamada gelecekte temel destek verilmeyecek ürünler listesine Windows Server 2008, Exchange Server 2010 ile Windows 7′nin Ev, Profesyonel, Başlangıç, Kurumsal ve Ultimate sürümlerini de eklediğini bildirdi ve bu açıklamayla Windows 7 severleri bir hayli şaşırttı.
Bu ürünlere verilen temel destek 13 Ocak 2015’te sona erecek ve bu ürünler yalnızca uzatılmış destek kapsamına alınacak. Uzatılmış destek ise ücretsiz güvenlik güncellemeleri ve ücretli düzeltme desteklerinden oluşmaktadır. Windows 7’ye sunulan uzatılmış destek 2020’nin ilk ayında sona erecek. Bu ürünlerde tasarım değişiklikleri ve yeni özellikler 13 Ocak 2015′in ardından yapılmayacak.
Android L Lanse Edildi
2007'de telefon piyasasında devrim yapıp ilk akıllı telefon olan iPhone'u tanıtıp akıllı telefon çağını başlatan Apple'dan sonra, iOs'a tek ve en güçlü rakip olarak Google Android 2009'da Android 1.1'i yayınlamış ve kendini sürekli geliştirerek yeni versiyonlar yayınlamıştır. Her versiyonuna alfabetik sırayla isimler verdi ve her harf için bir tatlı ismi buldu. (Cupcake, Donut, Eclair, Froyo, Gingerbread, Honeycomb, Ice Cream Sandwich, Jelly Bean, Kit Kat) En son versiyon olan Kit Kat'tan sonra gelecek olan versiyon merak konusuydu ve Android L I/O 2014 geliştirici konferansında tanıtıldı. En çok sürpriz yaratan konu bu sefer Android'in L için bir tatlı ismi seçmemesiydi.
Android L'ye kadar kullanıcılar Android'in bir süre sonra takılmaya başlamasından şikayetçiydiler. Bunun sebebinin Android'in Linux tabanlı açık kaynak kodlu olmasıydı. Yani her uygulama kullanıcının izni doğrultusunda her şeye ulaşabiliyor ve her şeyi yapabiliyordu. Bunun yarattığı sonucu bilen Google, Android L ile stabilite için kapalı sisteme doğru gittiğini gösterdi. Android L'nin geliştirici önizlemesini şu anda sadece Google Nexus 5 ve Nexus 7'ye yükleyerek deneyebilirsiniz.
Android L diğer sürümlere göre sadeleştirilmiş ve Material Design adı verilen yeni bir tasarım dili ile görsel açıdan güçlendirilmiş bir sürüm olma özelliğini taşımakla beraber 64 bit desteği de eklenmiş. Tasarımda en çok dikkati çeken noktalardan ilki cihazın ikonlarının değişmiş olması. Bir joystick'te bulunan üçgen, yuvarlak ve kare ikonları kullanılmış. Üçgen geri butonu olarak, yuvarlak ana ekrana dönüş butonu olarak kare ise uygulamalar arası geçiş sayfasının açılmasını sağlamış.
Uygulamalar arası geçiş ekranı geliştirilmiş ve kart tipine geçilmiş. Uygulamalar arası geçiş hızı muazzam ve şüphesiz en hızlı Android sürümü. Bunun yanı sıra hızlandırmadan dolayı da tepkisel olarak çok güçlü işletim sistemi haline gelmiş.
Mobil Para Transferi
Apple, Samsung, LG gibi teknoloji devi firmaların giyilebilir teknoloji alanında kişi tanımlama sistemleri oluşturarak biyometrik işaretlerle kullanıcı tanımlamaları ve PayPal gibi sanal para transferi sektörünün önde gelen isimleri ile işbirliği içine girmesi, sanal para transferinde mobil cihazların etkin olarak kullanımının artacağını gösteriyor. Bankaların yaptığı analizler de bu öngörüyü doğrulamaktadır.
Son analizlere göre 2. çeyrekte toplam 89 ülkede kullanılmakta olan 250’ye yakın mobil para transferi hizmeti toplamda 60 milyondan fazla kullanıcıya ulaşmış durumda. Apple, henüz payPal ile etkin bir işbirliği içinde değil fakat görüşmeler başlamış durumda ve Samsung şu an aktif olarak PayPal para transferi sağlamakta. Bunlar göz önüne alındığında aktif mobil para transferi hacminin ve kullanıcı sayısının artacağını öngörmek işten bile değil.
iTunes veritabanında kred kartı kayıtlı 800 milyon gerçek kullanıcı olduğu bilindiğine göre TouchID ile yapılacak sanal ödemelerin Apple’ı sektörde oldukçe yükselteceği düşünülüyor.
Afrika ülkeleri, mobil para transferinde oldukça yaygın bir kullanıma sahip ve 9 Afrika ülkesinde mobil para transferi hacmi bankaların para transferini geride bırakmış durumda. Ocak ayında sadece Tanzanya’da 110 milyonun üzerinde mobil para transferi yapıldı ve 2.1 milyar dolarlık bir miktar aşıldı.
Mobil para transferinin en yaygın kullanımının olduğu Kenya’da ise M-Pesa izmetinin 205 milyon mobil para transferi hesabı bulundurduğu biliniyor. İlginç olan ise Afrika’a mobil ödemelerin genel mobil uygulamalardan ziyade SMS yolu ile yapılıyor olması.
Afrika ülkelerinin mobil para transferindeki pazarı kimseye kaptırmayacağı tahmin ediliyor. Keza mobil para transferi hizmetlerinin Afrika’ya olan ilgisi gün geçtikçe arttığından dolayı ilgili çözümler artık tüketicinin de ilgisini çekmeye başlıyor.
Kaons Teknoloji şirketi olarak biz de bu pazarda söz sahibi olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Çözümlerimizin içerisinde mobil para transferini mutlaka bulunduruyoruz.
Mobil Web Uygulamalarının Çağı Başlıyor
Akıllı telefonlar, tabletler, saatler, 4G, oyun konsolları vs. internet of Things kapsamına alınabilecek her şey hızla piyasaya girmekte ve çok çabuk tüketilmekte. Bu tüketim hızının karşısında mobil teknolojinin gelişimi ise hepsinden önde gidiyor. Yazılımda, servislerde ve son kullanıcı deneyimlerinde en büyük faktör mobil entegrasyon ile belirleniyor ve ürünlerin pazardaki değişimlerinin hızı da mobil sektörün mobil web deneyimine bakış açısı üzerinde doğrudan bir etki sağlıyor.
Mobil ekosistem içerisinde kullanıcının mobil web deneyimini geliştirmek hizmet ithalatçısı firmaların önceliklerinin başında geliyor. Bu kaygı ile birlikte mobil tarayıcılar her sene eskiye kıyasla çok daha gelişmiş bir kullanıcı deneyimi sunmaya başladılar. Peki bu gidişat nereye çıkıyor? Kullanıcılara alışkanlıklarını muhafaza etmelerini sağlayarak dağılma ve gitme oranını azaltan ve geliştiricilerin hayatlarını kolaylaştıran yeni nesil HTML5 uygulamalar bu sorunun cevabı olacaktır diye düşünüyoruz. Mobil yazılım alanında gelecek dönemin en çok tartışılan konusunun bu olacağı kanısındayız.
Mobil web uygulamaları hızla gelişmeye devam ettikçe mobil tarayıcılara da yeni özelliklerin eklenmesi ve böylece mobil cihaza gömülü uygulama geliştirme sürecinin de dahil olduğu bir geliştirme paketini mümkün kılıyor. Cihaza gömülü uygulamaların performansı ve işlevselliği ön planda tutularak uygulama geliştiriciliği yapılabilmesi bu sayede mümkün olabilecektir. Ek olarak cihaza gömülü uygulama geliştiricilerinin yararlandığı donanımsal ve yazılımsal kaynaklara da ulaşılabilecektir. Bir diğer tarafı da, tarayıcı standartları bilişim platformları arasında yaygınlaştığı için geliştiriciler uygulamalarının versiyon çeşitliliğini yükseltmek durumunda kalmayacaklardır.
Geleneksel web&uygulama dünyasında bu ikisinin ayrımının mobil ile olduğu düşünülür. Geleneksel masaüstü bilişim daleminde tüketisi servislerinin alemi web’in kendisiydi. Cihaza gömülme kavramı ise sadece sınırlı sayıdaki etkinliklere ayrılmış bulunuyordu. Peki, webden başka nerede uygulamanızı pazarlayıp geniş bir kitleye yayılabilisiniz? Facebook’un kullanıcı arayüzünü her değiştirdiğinde kullanıcıyı yeni bir yazılım yüklemeye zorlasaydı kesinlikle bu kadar büyüyemezdi. Web’in cihaza gömülü algısına kıyasla uygulama platformu sunma açısından daha kolay bir ortam sunması mobil alan için daha ilgi çekici. Bunun sebebi ise mobil alanlardaki kısıtlama ve yükümlülüklerin çok daha bağlayıcı olması.
Mobilde cihaza gömülü uygulamalardan, web uygulamalarına geçişi sağlamak için yapılması gereken, developerlara cihaza gömülü uygulamalar ile aynı fonksiyoneliteye ve güce sahip web uygulamaları yazma yetkisi ve yeterliliği sunmaktır. Bu dönüşüm yavaş yavaş olmaya başladı. Developerların web uygulamaları yazmasına olanak sağlayan ve cihaza gömülü uygulama ile paralel fonksiyoneliteye sahip Uygulama Programlama Arayüzleri bu sene kullanıma açılacak ve son kullanıcılar bu farkı anlamayacak ve umursamayacak.
Cihaza gömülü uygulamanın çevrimdışı olarak da çalışabilmesi gerekirken web’in çevrimiçi çalışması gerektiği bilinmektedir. Ancak HTML5 ile birlikte bu gereklilikler geride kaldı.Özelliklere çevrimdışı modunun da eklenebilmesiyle web uygulamaları da cihaza gömülü uygulamalar gibi herhangi bir internet bağlantısına ihtiyaç duymadan çalışabiliyorlar. Ayrıca neredeyse tüm cihaza gömülü aplikasyonların ağda oldukları her anda internetten veri indirdiğini de unutulmamalı. Günümüzde çevrimiçi ve çevrimdışı tartışmalarının demode olduğu barizdir.
Peki cihaza gömülü uygulamalardan web uygulamalarına geçiş sert mi olacak? Kesinlikle hayır. Sadece bir iki konuda gömülü ile web arasındaki çizgilerin bulanıklaştığı ve gömülü ile web uygulamasının kaynaşık olarak cihazlarda bulunacağını söylemek mümkün. Ancak gene de mevcut durumda ivmenin web uygulamaları yönüne kaydığını belirtmek gerek. Öyle ya da böyle mobil alandaki öncül uygulamalar web uygulamaları olacak. Bu sayede dünyadaki en büyük bilişim platformu olan mobil, en büyük developer nüfusuna ulaşabilecek.
Kullanıcıların tamamen ilişkili ve entegre bir alemi ceplerinde, bileklerinde hatta gözlerinin önünde taşımaları da bu değişimin en büyük faydası olacaktır.
Kaydol:
Yorumlar
(
Atom
)










